Vajinismus hastalarının %85′i ilk geceden korkuyor

Posted on 31 Jul 2010 In: Vajinismus

Cinsel açıdan kendilerini yeterince tanımayan kadınların çok sık olduğu ülkemizde, evli olduğu halde yıllarca Cinsel ilişkiye giremeyen kadınlarımız da var. Cinsel ilişkiye girememe korkusu olarak tanımlanan, bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismus ile ilgili Cinsel Sağlık Enstitüsü 4500 kişi üzerinde bir anket çalışması yaptı. İşte açıklamalarıyla Türkiye’de gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü’nün Vajinismus Bilgi Anketi’nden çarpıcı başlıklar ve merak edilenler:

Vajinismus hastalarının %85′i ilk geceden korkuyor
Cinsel ilişkiye girememe şikayeti ile başvuran ve vajinismus tanısı ile Cinsel terapi sürecine alınan hastaların ortak davranış özelliklerinin saptanması ve zamanla kendilerini başka insanlarla karşılaştırırken olumsuz yönlerini görmeleri hipotezi ile hazırlanan Vajinismus Bilgi Anketi ile yaptıkları çalışma ile vajinismuslu kadınların ortak özelliklerini belirlediklerini söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Cinsel Sağlık Enstitüsü olarak 4500 kişi üzerinde yaptığımız anket çalışması ile, vajinismusu olan kadınların %55′nin cinsel konularda bilgi düzeylerinin düşük olduğunu, %85′nin ilk geceden çok korktuklarını, %40′nın görücü usulüyle evlendiklerini, %45′nin kendi bedenlerini beğenmediklerini, %40′nın ailesine bağlı olduğunu ve %40′nın da eşinin kendisini terk edeceğini düşündüğünü ortaya çıkarttık. Vajinismus hastalarının %45′inde cinsel isteksizlik, %25′inde orgazm olamama, %20′inde cinsel tiksinti bozukluğu, %20′inde sosyal fobi, %15′inde panik atak, %35′inde anksiyete, %20′inde depresyon ve %15′inde yükseklik korkusu olduğunu tespit ettik. Ankete katılanların %45′i 1′2 yıldır, %30′u ise 3′4 yıldır bu hastalığı yaşadıklarını ifade ettiler’ dedi.
Read the rest of this entry »

Vajinismus Araf’ta kalmaktır

Posted on 31 Jul 2010 In: Vajinismus

‘Vajinismus bir erteleme ve kaçınma hastalığıdır
‘Vajinismus Araf’ta kalmaktır
‘En kolayı bir tarafta olmaktır; en zoruysa Araf’ta durmaktır
‘Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi
‘Bir başvuru kitabı: Vajinismus’un Üstesinden Gelmek

Cinsel açıdan kendilerini yeterince tanımayan kadınların çok sık olduğu ülkemizde, evli olduğu halde yıllarca cinsel ilişkiye giremeyen kadınlarımız var. Cinsel ilişkiye girememe korkusu olarak tanımlanan, bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismus ile ilgili Cinsel Sağlık Enstitüsü yeni bir basın açıklaması yaptı.

Vajinismus bir erteleme ve kaçınma hastalığıdır
Vajinismusun bir erteleme ve kaçınma hastalığı olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Vajinismus; cinsel ilişkiye girme denemelerinde hafif bir kasılmadan tüm vücutta bir kasılmaya, endişe, korku, tiksinme ve panik haline, bacakların açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatılmasına veya elle eşi itmeye kadar değişik şekillerde ortaya çıkabilir ve çaresizlikle yaşanır. Ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; kişinin kendisinin umutsuz olduğuna yürekten inandığı psikolojik kökenli bir hastalıktır’ dedi.
Read the rest of this entry »

Kendini doğrulayan kehanet olarak vajinismus

Posted on 31 Jul 2010 In: Vajinismus

‘Her 10 kadından biri vajinismus
‘Kendini doğrulayan kehanet nedir?
‘Çok çarpıcı bir vajinismus araştırması
‘Kız çocuklarına olumsuz olarak ne denirse öyle olması kolaylaşmaktadır
‘Kendini doğrulayan kehanet kavramının ilkeleri
‘Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi
‘Bir başvuru kitabı: Vajinismus’un Üstesinden Gelmek

Cinsel ilişkiye girememe korkusu olarak tanımlanan, bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismus ile ilgili Cinsel Sağlık Enstitüsü yeni bir basın açıklaması yaptı.

Her 10 kadından biri vajinismus
Vajinismusun bir erteleme ve kaçınma hastalığı olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Vajinismus; cinsel ilişkiye girme denemelerinde hafif bir kasılmadan tüm vücutta bir kasılmaya, endişe, korku, tiksinme ve panik haline, bacakların açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatılmasına veya elle eşi itmeye kadar değişik şekillerde ortaya çıkabilir ve çaresizlikle yaşanır. Ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; kişinin kendisinin umutsuz olduğuna yürekten inandığı psikolojik kökenli bir hastalıktır’ dedi.
Read the rest of this entry »

‘Kızlık zarı ile ilgili binlerce yıllık tabuyu yıkan iddialar
‘Halka yanlış anlatılıyor
‘Kızlık zarı doğuştan esnek ve deliktir
‘İlk gece için tavsiyeler
‘Bir başvuru kitabı: ‘Vajinismus’un Üstesinden Gelmek’
‘Her 10 kadından biri vajinismus
‘Vajinismus Araf’ta kalmaktır
‘Kendini doğrulayan kehanet olarak vajinismus
‘Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi

Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED), kızlık zarıyla ilgili binlerce yıllık tabuyu yıkacak bir iddiada bulunarak, normal yapıdaki kızlık zarının ideal şartlar altında ilk cinsel ilişki deneyiminde ve sonrasında kanamayacağını, yırtılmayacağını, delinmeyeceğini, patlamayacağını, ağrı ve acı yapmayacağını açıkladı. CİSED Başkanı Dr. Cem Keçe yeni çıkan ve cinsellik konusunda en çok satanlarda ilk sırada bulunan “Vajinismus’un Üstesinden Gelmek” adlı kitabında kızlık zarı ile ilgili binlerce yıllık cinsel tabuları yıkacak, inanç ve fikirleri değiştirecek iddialarda bulundu.
Read the rest of this entry »

“Vajinismus nedir?
‘Vajinismusla ilgili yeni bir araştırma
‘Güçlü bir gebe kalma arzusu cinsel terapinin sonucunu olumlu etkiliyor
‘Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu cinsel terapi sonucu olumsuz etkiliyor
‘Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi

Cinsel ilişkiye girememe korkusu olarak tanımlanan, bir erteleme ve kaçınma hastalığı olan vajinismus ile ilgili Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği 30 vajinismuslu kadın üzerinde bir araştırma yaptı ve sonuçlarını bir basın açıklamasıya Türk kamuoyuna duyurdu. İşte basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:

Vajinismus nedir?
Vajinismusun bir erteleme ve kaçınma hastalığı olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Vajinismus; cinsel ilişkiye girme denemelerinde hafif bir kasılmadan tüm vücutta bir kasılmaya, endişe, korku, tiksinme ve panik haline, bacakların açılmalarını engelleyecek boyutlarda sıkıca kapatılmasına veya elle eşi itmeye kadar değişik şekillerde ortaya çıkabilir ve çaresizlikle yaşanır. Ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; kişinin kendisinin umutsuz olduğuna yürekten inandığı psikolojik kökenli bir hastalıktır.’ dedi.

Vajinismusla ilgili yeni bir araştırma
CİSED’in 30 vajinismuslu kadın üzerinde yaptığı araştırmanın önemine dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘CİSED olarak vajinismuslu kadınlarda yürüttüğümüz çalışmalarda çok çarpıcı bilgilere ulaştık. Örnek olarak psikolojik, psikoseksüel ve psikososyal değişkenlerin cinsel terapi sonuçlarını olumlu veya olumsuz olarak etkilediğini tespit ettik.’ dedi.

Güçlü bir gebe kalma arzusu cinsel terapinin sonucunu olumlu etkiliyor
Vajinismus cinsel terapisinde en önemli noktanın ‘inan ve inandır’ mantığı olduğuna daikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Cinsel terapist hastayı iyi edeceğine tereddütsüz inanmalı ve hastayı da inandırmalıdır. Ayrıca hastanın kendi genital organları hakkında olumlu düşüncelere sahip olması, cinsel terapiste tereddütsüz inanma, güçlü bir gebe kalma arzusu, daha sağlam cinsel bilgilere sahip olma, cinsel terapi sürecinde aşk oyunları adı altında verilen ev ödevlerine iyi bir uyum gösterme ve cinsel terapi öncesi evlilik sorunlarının az olması gibi psikolojik değişkenler cinsel terapi sonuçlarını olumlu yönde etkilemektedir.’ dedi.

Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu cinsel terapi sonucu olumsuz etkiliyor
Vajinismuslu hastaların korku ve umut arasında kaldıklarına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Cinsel terapi öncesi cinsel isteksizlik sorununun varlığı, cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu, geçmişte cinsel tacize maruz kalma, vajinismusun tedavisi için önceden hymenektomi (kızlık zarının alınması) vb. ameliyat geçirme, partnerde erken boşalma ve iktidarsızlık gibi ek cinsel işlev bozukluklarının varlığı, ana babaların cinselliğe karşı olumsuz tutumları ve organik bozuklukların (septum, vajinit) varlığı da cinsel terapiyi uzatan olumsuz faktörlerdir.’ dedi.

Vajinismusun tedavisi: Cinsel terapi
Vajinismusun her zaman %100 tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu ve kader olmadığını söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Vajinismus özel bir ilgi ve uzmanlık alanı olan cinsel terapist tarafından cinsel terapi ile tedavi edilebilir. Hipnoz destekli, içgörü yönelimli ve eğitime dayalı yoğunlaştırılmış holistik psikoterapi ve evlilik terapisi tekniklerinin yer aldığı cinsel terapinin süresi hastalığın şiddetine göre birkaç seanstan 10-12 seansa kadar değişebilir.’ dedi.

Vajinismuslu kadınlarda fobiler sık görülüyor

Posted on 31 Jul 2010 In: Vajinismus

Vajinismuslu kadınlarda fobiler sık görülüyor

‘Vajinismuslu kadınlarda kapalı alan korkusu ve takıntı hastalığı sık görülüyor
‘Kapalı alan korkusu vajinismuslu kadınlarda %40 oranında görülüyor
‘Vajinismuslu kadınlarda fobik davranış saptanma oranı %50

Vajinismuslu kadınlar üzerinde yaptığı araştırmalarla dikkat çeken, anket çalışmalarıyla ve yaptığı basın açıklamalarıyla ülkemizde gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’CİSED vajinismus hakkında yeni bir basın açıklaması yaptı.

Vajinismuslu kadınlarda kapalı alan korkusu ve takıntı hastalığı sık görülüyor
Genel kadın nüfusuna göre vajinismuslu kadınlarda daha yüksek oranda panik bozukluk olmaksızın kapalı alan korkusu (agorafobi) ve takıntı hastalığı (obsesif kompülsif bozukluk) görüldüğünü iddia eden CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Panik bozukluk olmaksızın kapalı alan korkusu yani agorafobi; yalnız başına kalmaktan, yalnız sokağa çıkmaktan, kalabalık yerlere girmekten, örneğin sinema, tiyatro, tünel, köprü, pasaj, asansör, otobüs, vapur, uçak gibi yerlerde duyulan korku demektir. Takıntı hastalığı olan obsesif kompülsif bozukluk ise; kişinin önemli sayılabilecek vaktini alan ve belirgin sıkıntıya veya işlevsellikte önemli ölçüde bozulmaya yol açan tekrarlayıcı saplantı ya da zorlantılarla süren bir bozukluktur. Obsesyon yani saplantı; kişinin isteği dışında gelen ve kabul etmek istemediği uygunsuz olarak düşündüğü, belirgin sıkıntıya neden olan sürekli düşünceler, dürtüler ya da göz önüne getirilen görüntü şeklindeki düşlemlerdir. Bunlar kişinin kendi denetiminde değildir. Kompulsiyon yani zorlantı ise; el yıkama, sıraya koyma, kontrol etme gibi tekrarlayıcı davranışlar yada dua etme, sayma, sözcükleri sesiz bir biçimde yineleme gibi zihinsel eylemlerdir. Zorlantılar sıkıntıyı gidermek amacı ile yapılmaktadır, kişi bunları yapmaya adeta zorlanmış gibi hissetmektedir.’ dedi.
Read the rest of this entry »

-Cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) nedir?
-Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
-Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
-İlk gece halka yanlış anlatılıyor
-Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
-Vajinismus tedavi kitabı: Vajinismus’un Üstesinden Gelmek

Evliliklerin arttığı yaz aylarında, cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) hakkında Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED bir basın açıklaması yaptı. Bilgi ve iletişim çağını yaşadığımız bu zamanda hala böyle bir hastalık var mı, demeyin. İlk gece başlayan ve çiftlerin hayatını bir kabusa çeviren CİG hastalığı oldukça yaygın görülen bir hastalık. İlk gece yaşayacaklarıyla ilgili abartılı korkuları ve beklentileri olan çiftler ile sağdıçlık kurumu arasındaki bağı anlatan basın açıklamasından çarpıcı başlıklar:

Cinsel ilişkiye girememe hastalığı (CİG) nedir?
Cinsel ilişkiye girmede zorlanan çiftlerin her geçen gün arttığına dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Cinsel ilişkiye girememe hastalığı yani CİG yeni evli çiftlerde sık rastlanan sorunlardan biridir. Evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramama olarak tanımlanan CİG hastalığının temelinde genellikle abartılı ve yanlış beklentiler, başaramama korkusu (performans anksiyetesi), cinsel bilgisizlik, cinsel mitler, tecrübesizlik, yanlış örf ve adetler yatmaktadır. CİG erkeklerde görülürse adına bağlanma (penisin sertliğini sağlayamama ve ilişkiye girmeyi imkansız kılan ileri derecede erken boşalma), kadınlarda görülürse adına vajinismus (cinsel ilişkiye girmekten korkma), çiftin bilgisizliğine ve tecrübesizliğine bağlı ise ilk gece sendromu denir. Kapıda kanlı çarşaf bekleyen aile büyüklerinin yarattığı baskı çifti sınavdaki gibi başaramama kaygısına sokmaktadır.” dedi.

Evlilikleri bitiren kasılma: Vajinismus
Vajinismusun genellikle kadınların bilinçdışına yerleştirdikleri ilk gece korkusunun bir mahsulü olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Yeni evli çiftlerde en sık rastlanan sorunlardan biri, evliliğin ilk günlerinde cinsel birleşmeyi başaramamadır. Kadınlarda cinsel ilişkiye müsaade etmeyecek kadar yineleyici ve sürekli olarak vajina kaslarında ve tüm vücutta istem dışı kasılma ve cinsel ilişkiyi ret etmeyle giden vajinismus hastalığı; sadece kadın cinselliğini etkilemekle kalmayıp, evliliği de temelden sarsmaktadır. Yani ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismus; zamanla hayatın günlük koşuşturmaları arasında git gide daha az konuşulur, daha az paylaşılır bir hale geldiği için, hem kadını ve evlilik ilişkisini yıpratarak evlilikleri bitirir, hem de çiftin toplumdaki görevlerini aksatmalarına yol açarak toplum sağlığını da olumsuz etkiler.’ dedi.

Sağdıçlık kurumunun içini boşalttık
Ülkemizde sağdıçlık kurumunun yavaş yavaş ortadan katlığını söyleyen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; ‘Sağdıçlık kurumunun içini boşalttığımızdan beri; CİG hastalığından şikayetçi olan çiftlerin sayısında hızlı bir artış söz konusudur. Bu çiftler ön sevişmeyi çok iyi başarsalar bile, tam bir cinsel birleşme gerçekleştiremezler.’ dedi.

İlk gece halka yanlış anlatılıyor
Kızlık zarının ve ilk gecenin, halka yanlış anlatılan ve insanları yanlış beklentilere itilen bir konu haline getirildiğini vurgulayan CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “CİSED olarak yaptığımız çalışmalarda kızlık zarının, yırtılmayacağına, delinmeyeceğine, patlamayacağına, kanamayacağına, açılırken ağrı yapmayacağına veya acımayacağına dair bir beklenti oluşturduğumuzda bunun gerçekleştiğine tanık olduk. Toplum olarak bizler kızlık zarının kanayacağına inandığımız ve kendimizi kan görmeye şartlandırıldığımız için bu gerçekleşiyor. Gerçekte ilk gece normal bir kızlık zarı, normal şartlar altında delinmez, patlamaz, yırtılmaz, ilişkide ağrı ve acı yapmaz. Sadece hafif bir açılma olur, buda çift tarafından hissedilmez.” diye konuştu. Dr. Keçe, özellikle genç kızların kabusu haline gelen ilk gecede çiftlerin ve ailelerinin kızlık zarının kanamasını beklemesinin gelin ve damat üzerinde korkunç bir baskı meydana getirdiğinin altını çizdi. Bu gerginliğe birde düğün öncesi ve sonrası gerilimlerinde eklenmesiyle çiftin gerdek odasına oldukça gergin bir halde girdiğini anlatan Dr. Keçe, bu psikolojik baskı ortamı içerisinde ideal cinsel ilişki şartlarının oluşmadığını ve bunun sonucunda da geline büyük acılar yaşatan kanamaların ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; şöyle devam etti: “Evlenmeden önce gelin ve damadın gerginlikleri yavaş yavaş artmaya başlar. Senin annem şunu istedi, benim babam şöyle dedi, takılar, hangi evde oturulacağı gibi tartışmalar gelin ve damadı gerginleştirir. Bu gerginlik düğün gününe sirayet eder. Düğün günü herkes normal giyinmişken gelin ve damat farklı kıyafetler içindedir. Herkesin gözü gelin ve damadın üzerindedir. Normal hayatta bile her zaman yaptığımız işi yaparken bütün insanlar bize baksa tedirgin oluruz. Düğünlerde, kavga gibi olay çıkarmak bizim millet olarak en kötü alışkanlıklarımızdandır. Bu gerginlikler arasında gelin ve damat gerdeğe girer. Bu kez yatak odasına girdikleri andan itibaren farklı bir gerilim başlar. Kapıda kan görme beklentisiyle nöbet tutanlar vardır. Kız tarafı kızının sağlam olup olmadığını kontrol etmek için bekler, çünkü bu namus meselesi olarak algılanır. Erkek tarafı da oğlunun bu işi yapıp yapmadığını görmek için kapıda bekler, yanlış bir şekilde kan damadın erkekliğin ispatıdır. Dışarıdaki bu gerginlik içeriye yansır. İçeride ise cinsel bilgi almamış, sağdıçlık kurumun ortadan kaldırıldığı bir ülkede ne yapacağını bilemeyen çift iyice gerilmiştir. Erkek hep şunu düşünür, ‘ya sertleşmezse’, ‘ya ben vajina içine girmeden inerse’ diye. Bu erkeklerin en büyük ve dayanılmaz korkularından biridir. Erkeğin bütün düşünceleri penisindedir. O an karısının duygularını veya endişelerini anlayacak durumda değildir. Çünkü dışarıda bekleyenlere karşı kendini ispat etmek zorunda hisseder. Bu nedenle erkek, karısı tam olarak hazırlanmadan, onun duygularını okşamadan, uzun bir ön sevişme yapmadan direkt ilişkiye girer. Bu arada erkeğin kafasında, ‘biraz sonra sevdiğim kadının canı yanacak, kan gelecek’ düşüncesi de vardır. Hiç bir erkek sevdiği kadına bunu yaparken rahat olamaz. Kadın ise biraz sonra bir şeyler yaşayacak ve bunun sonucunda bir tarafı yırtılacak, delinecek, kanayacak, canı yanacak diye korkar. Çok ilginçtir gelin bir taraftan da ‘ya kanamazsa’ diye endişelenir. Çünkü kan olmadığı zaman da en iyi ihtimalle doktora götürülecek, aşağılanacak, dövülecek, belki töre gereği öldürülecektir. Kadının durumuna bakar mısınız? Kanasa bir dert, kanamasa ayrı bir dert. Bu şartlarda kadının, kendini rahat bırakmasını, haz almasını, yeterince ıslanmasını bekleyebilir miyiz? Tabi ki hayır. Kadın kendini ne kadar kasarsa, ne kadar çok kuruluğu olursa, erkek ne kadar çok acele ederse, kanama, ağrı ve acı o kadar artar. Ve sanki bu kadermiş gibi algılandığında da toplumsal bir beklenti haline gelir. Bu yanlış beklentilerden çifti koruyacak bilgiler sağdıçlar tarafından eskiden verilirdi, şimdi bilgisizce ilk gece yaşanmaktadır, bu da cinsel sorunlara yol açmaktadır.’ dedi.

Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumlar tahsis etmek zorundayız
İlk gece rahat ve huzurlu olan, yeterli ön sevişme yapan, kasılma ve gerginlik yaşamadan birlikte olan çiftlerin de nadir olarak var olduğunun altını çizen CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Bazı çiftler ilk gece rahat oluyorlar, kanama ve ağrı gibi sorunlar yaşamıyorlar. Ancak bu kez de, erkeğin kafasında ‘acaba bu kız daha önce başka biriyle ilişkiye mi girdi?’ diye bir korku meydana geliyor ve eşini doktora götürüyor. Çünkü normalde olması gereken bu duruma alışık olmayan veya beklemeyen çiftin kafası karışabiliyor. İşte bütün bu meseleler sağdıçlık kurumunun önemini bizlere göstermektedir. Sağdıçlık kurumunun yerine yeni ve modern kurumları tahsis etmek zorundayız. Bu amaçla Ergenlik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi, Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik Eğitimi ve Anne Baba ve Eş Eğitimi verecek kurumlara acilen ülke olarak ihtiyaç duymaktayız.” ifadesini kullandı.

Vajinismus tedavi kitabı: “Vajinismus’un Üstesinden Gelmek”
Vajinismus’un Üstesinden Gelmek adlı kitabının alanında ilk ve mutlaka okunması gereken bir başyapıt olduğunu söyleyen CİSED Genel Başkan Yrd. Psk. Gülüm Bacanak; ‘Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; başta vajinismus sorununu yaşayan çiftler, vajinismus olmaktan endişe duyan genç kızlar, çocuklarının vajinismus olmaması için neler yapılması gerektiğini öğrenmek isteyen ebeveynler olmak üzere; cinsel terapistlere, cinsel danışmanlara, medya mensuplarına ve konuyla ilgilenen herkese sesleniyor. Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; hastalar için oku ve iyileş; cinsel terapistler, hekimler, psikologlar ve psikolojik danışmanlar için oku ve iyi et; anne ve babalar için oku ve çocuğunu vajinismustan koru; genç kızlarımız için oku ve vajinismus olma; medya mensupları içinse oku ve vajinismus hakkında doğru bilgilendir mantığı hazırlanmış bir başvuru kaynağıdır. Cinsel Terapide Dr. Keçe Modeli’ne göre tedavi yaklaşımlarını anlatan Vajinismus’un Üstesinden Gelmek; vajinismus sorunu yaşayan kadınların eşleriyle birlikte sorunun üstesinden nasıl gelebileceklerine odaklanmış bir rehber kitaptır, büyük bir bilgelikle ve empatiyle yazılmış bir başucu eseridir, herkesin anlayabileceği bir üslupta yazılmış bir cinsel tedavi kitabıdır. Özellikle normal yapıdaki kızlık zarı ideal şartlar altında ilk cinsel ilişki deneyiminde ve sonrasında; kanamaz, yırtılmaz, delinmez, patlamaz, ağrı ve acı yapmaz iddiasının işe yararlılığını kanıtlayan tavsiyeler ve vaka örnekleriyle doludur.’ dedi.

Vajinismus hakkında en çok merak edilenler

Posted on 31 Jul 2010 In: Soru ve Cevaplar, Vajinismus

—Vajinismus neden olur?
—Vajinismus olan her kadın mutlaka bir taciz ya da tecavüze uğramış mıdır?
—Vajinismusun tedavisi mümkün müdür?
—Kızlık zarını aldırmak vajinismusu çözer mi?
—Vajinismus bir kez tedavi edildiğinde yeniden tekrarlar mı?
—Vajinismus hastaları genellikle kaç yaşındadırlar?
—Eğitimli kadınlar da vajinismus olur mu?
—Bir başvuru kitabı: Vajinismus’un Üstesinden Gelmek

Basın açıklamalarıyla gündem yaratan, ülkemizin en saygın sivil toplum kuruluşlarından biri olan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED; cinsel ilişkiye girme korkusu olarak tanımlanan ve ülkemizde her 10 kadından birinde görülen vajinismusla ilgili en çok merak edilen konulara açıklık getirdi. İşte çarpıcı basın açıklamasından başlıklar:
Read the rest of this entry »

Evlenerek yuva kurmak isteyen gençler, dünya evine girmek için havaların ısınmasıyla ve krize inat düğün yapıyor. Düğünlerin büyük artış gösterdiği yaz aylarında, evlilik öncesi cinsellikle ilgili bilgi edinmek ve ilk gecelerini sorunsuz bir şekilde yaşamak isteyen çiftlerin sayısı her geçen gün artıyor. İşte bu noktada, aslında çok önemli ancak yeterince duyurulamayan bir hizmet olan Evlilik Öncesi Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik hizmeti devreye giriyor. Açıklamalarıyla ve anket çalışmalarıyla ülkemizde gündem yaratan Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği-CİSED bu konuda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı.

Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik (CDR) nedir?
Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik hizmetlerinin ülkemizde yeterince bilinmeyen ve anlaşılamayan bir kavram olduğuna dikkat çeken CİSED Genel Başkanı Dr. Cem Keçe; “Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik (CDR) kişilerin cinsel konularda bilgilendirilmesi, cinsellikle ilgili kaygı ve endişelerinin giderilmesi ve onlara yol gösterilmesidir. Cinsel terapi ile Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik birbirinden farklıdır. Cinsel terapi bir cinsel işlev bozukluğunun çeşitli psikoterapi teknikleriyle bir cinsel terapist tarafından tedavi edilmesidir. Cinsel Danışmanlık ve Rehberlik ise kişiyi cinsellik, ilk gece, cinsel organların yapısı, cinsel ilişki, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve doğum kontrol yöntemleri, vb. konularda bilgilendirmeyi içerir.’’ dedi.
Read the rest of this entry »

-Kızlık zarı doğuştan esnek ve deliktir
-İlk gece kanama beklentisi kanamanın nedeni olabilir
-Sahte kızlık zarı kanaması yaratan alete gerek kalmamalı
-Cinsel eğitim şart

Özelikle Mısır’ın başı çektiği bazı Arap ülkelerinde, kadınların Çin’de üretilen bir alet sayesinde ilk gece sahte kızlık zarı kanaması yarattıklarının ortaya çıkması gündemi işgal ettiği için, açıklamalarıyla ve anket çalışmalarıyla ülkemizde gündem yaratabilen Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği (CİSED) bu konuda çok çarpıcı bir basın açıklaması yaptı. Evlilik öncesi cinsel ilişkinin hoş karşılanmadığı ve bekarete büyük önem verilen ülkelerde gizliden gizliye satıldığı iddia edilen bu aletin Mısır’a girmesi ve satılması politikacılar tarafından yasaklanmaya çalışıyor.
Read the rest of this entry »

Gardiner Eşcinsellik Cem Keçe Cised Vajinismus Erken Boşalma Kızlık Zarı mikxi haber kadın arama sonuçları dosya indir cem keçe aramalar gitar uzmanlar hipnoz geçmiş yaşam kocaeli haber lamelgardiner Plissegardiner web tasarım osman bildiri gitar fiyatları gitar kursu